....

Bütün gün uyurdum
uyurken bi' şeyler
sezerdim
üstüne bir de gezerdim
Şu diyar benim
o diyar senin
peşkeşler çekerdim
Durduğum yerde
sigarayı elimle ezerdim
sonra
aralıksız onu içerdim
ekşiterek yüzümü
bi' güzel de gülerdim
sonra durup;
uzun uzun yollara bakardım
sonra hüzünlenip acı acı
ağlardım
kazağımın koluyla
herkese inat oramı buramı
silerdim
birden hiddetlenip
burnumu çekerdim
kaşlarımı çatardım

bütün gün uyurdum;
uyurken bi' şeyler sezerdim
sonra derin iç çekişle
uyanırdım
bakardım da bakardım
her uyku arasında bir bardak su
nemli bir sigara içerdim
içtikçe değişirdim
kendimle sevişirdim
sanardım rahatlardım
sonra;
yine dalardım.
ötekine bakardım
berikine laf atardım
görünce üstümdeki gözleri
oralı olmazdım
ayaklarıma bakardım

bütün gün uyurdum,
akşam sabah şaşardım
nerde sabah orda akşamı
tınlamazdım, yakardım
ha bi'de uykuda bile
sigaramı kırmızı çakmağımla
hırçınca yakardım
sabah küllerle uyanıp
baharı beklerdim
beklerdim de beklerdim
gülleri çok severdim
menekşeleri koklardım
ara ara mı;
yine ağlardım
sonra annemi arardım,
sesinden
bi' avuç sevinç alırdım
susardım...

sonra;

bütün gün yürüdüm
sokakları arşınladım
tüm yağmuru telis gibi çektim
öksürdüm de öksürdüm
sokakta yankılandım
komşu ahmet amca süreyya ablama
özürler diledim
o gece sabah olmadan eve girdim
aynaya baktım
kendimi özlemiştim
pardon dedim

sabah kendimle görüştük
sustuk
hasret giderdik
sokağa bi' çıktık
bahar gelmişti

Sonra anladık ki;
Bahardaki beni özlemişiz.
Güldük güldük eğlendik.

Bir daha da hiç uyumadık...



...

Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır...

yıkılır amman amman amman....

Sanki Bi' Keşke!

Bi' ay önce yazdığım alttaki yazıntıma bugün isim vermek istedim...
Sanki Bi' Keşke!
Üç defa fısıldadım...Sanki'den sonra virgül yok ama!Bölmeden okunacak!
SankiBi'Keşke!!!

...

Aşık olmadım hiç,
Ama sandım.
Sanmak da güzel şeymiş,
Anladım.
San-ki derler ya hani,
İşte onun gibi bi’şey,
Arkasından bakınca,
“Keşke”li cümlelerden ziyade,
“Sanki”ler vardı,
Ulu orta yerde,
her yerde!
Hayatta iki şeyden tattım,
Aşk adına;
Sankiler ve Keşkeler!
Sankilerle çok tanıştım!
Hatta öpüşüp koklaştım da!
Bu sırrımı size paylaşmam gerek,
Sankiler istisnalıdır;
Ne çok yakışıklı
Ne çok çirkin,
Ne çok uzun;
Ne de çok kısa,
Ne esmer ne sarışın.
Bazen;
Ortaya karışık bile!
Keşkeler öyle mi peki!
Asla; hatta ve kat'a!
Onlar ki,
Tüm En’lerin Tanrısıydılar,
Ki yalvarılan,
İbadet edilen
Zikredilen onlardı,
Onlara ulaşmak
Adeta imkansızlardaydı!
Keşke’lerim benim,
Geceleri düşlediklerim!
İlkler,
Herkese düşer bi’ tane,
Ki fazlası haram!
İlk sevgilim ilk duygular,
Eşiğimin düşük olduğu yıllar,
Aşk acılarım,
Yalancı kıvranışlarım
Tüm gerçek san-dıklarım
Bi’ de sandık içlerim,
Şimdiki azaplarım!
Ve Aşk!
Üff ! üç harfliler kadar,
Yalan saydıklarım!
Sordular
yolda hızlı hızlı yürürken
bana:
“Ey yolcu söyle bana,
Nedir sevgi ile aşkın munasebeti”
Dedim onlar akraba,
Biri her zaman bulunur,
Ötekinin özel istekleri vardır!
Buhar ve su!
Cuk cuk!
Buhar görünmeyi sevmez,
hissetmen gerek,
Terletir adamı hani!
Su yenilir yutulur cinsten!
Ferahlatır insanı!
Bi’ de buzu buldun mu!
Durma kaç
Uçlarına dünyanın,
Sakla!
Yatın
6 ay kışın uyukusuna!
Gün ışığı yok etmesin!”
Sustum, şeyh gibi baktım!
Ardından da kahkayı patlattım!
Ya çok ciddiydi ya da çok komik,
Ben bile kavrayamadım!